Ana Sayfa   Site Haritası

 
 
 
 
 


 
Yazıları
Darbe teşebbüsleri
Ülkemiz tarhi bir süreçten geçmektedir.

 

Ülkemiz tarhi bir süreçten geçmektedir. Bu süreç coğrafyamızda önemli değişimlerin yaaşandığı bir döneme tekabül etmekte, bu zaman zarfında sınırlar değişmekte, bölgemizde terör yoluyla yeniden şekillendirme mekanizması devreye sokulmaktadır. Bu değişimin müsebbibleri ellerini ateşe sürmektense maşa yoluyla kullandıkları örgütleri masum insanları katlederek ve Müslümanlar üzerinden yürüttükleri "karala, soğut" algı operasyonlarıyla yapmaktadır.

Küresel güçler bu değişimin ana hedefine Türkiye'yi koymuş olup, bölgede söz sahibi güçlü bir Türkiye'den rahatsızlık duymaktadır. Tarih boyunca Osmanlı ve Türkiye üzerindeki operasyonların ana teması durdur, kısıtla ve böl yönet teknikleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Küresel akıl özellikle ülkemizdeki önemli kurumlara sızma operasyonları düzenleyerek kritik kurum ve yönetim organlarını, yargı üzerindeki hakimiyetleri vasıtasıyla gayrimeşru yollarla yönetimleri değiştirmek istemiştir.

Bu yöntem geçmişte Romanya'da Çavuşesku döneminde ve Kırgızistan'daki Lale devriminde görülmüştür. Mevcut idareden rahatsız olan küresel güçler, bölgesel ve kendi menfaatleri gereği bu dizayn ve darbe süreçlerini bizzat desteklemiş ve yönlendirmiştir. Ülkemizdeki sızma ve yönlendirme faaliyetleri gerek kamu kurumlarında ve yargıda bundan daha önce Türk Silâhlı Kuvvetleri üzerinde yoğunlaşmıştır.

Özellikle FETÖ üzerinden yürütülen bölücü faaliyetlerle TSK içindeki subay ve askerî kademe özel olarak Işık evler denilen örgüt evlerinde hücre tipi yapılanmalarla TSK içine sızdırılmış kesimler ülke ve ordumuz Güneydoğu'da terör sorununa odaklanmışken hükümete karşı darbe teşebbüsü oluşturma hazırlıklarında bulunmaktadır. Medya yoluyla toplumda hükümeti görevini yerine getiremiyor izlenimi oluşturacak algı operasyonları sistemli olarak yürütülümektedir. Bu kesimlere doğrudan dış destek verlmekte olup ülkeyi güvensizlik ortamına taşımak görevini üstlenmişlerdir. 

TSK içindeki bu yapılanmalar üst kademe tarafından ne derece takip edilmiştir ve bu konuda ne gibi önleyici faalyetlwr yürütülmektedir? Paralel devlet yapılanması kapsamında FETÖ ile bu yapılar arasında bir bağlantı var mıdır varsa bunun üzerine gidilmiş midir? Ülkemizde Romanya'da Çavuşesku döneminde olduğu gibi bir süreç mi takip edilmektedir ve bu sürece yönelik ne gibi faaliyetler vardır? Bu sorular ve bunlara verilecek yanıtlar birer milli güvenlik meselesidir ve ülkemizin akıbeti göz önüne alındığında hayati önem taşımaktadır.






Yorumlar